33,12
36,028

Blog

AC ELEKTRİK MOTORLARI

AC Motorlar, asenkron motorlar

Modüler sistemimiz; AC motorlar için milyonlarca farklı tahrik kombinasyonu sunuyor. Dünya üzerinde bu; AC motorlarımızın, IE4 verimlilik sınıfına kadar ve 0,09-225kW güç aralığı içerisindeki talepleri karşılaması demektir. Geniş bir yelpaze sunan fren, enkoder, konnektör, soğutma fanları, özel kaplama ve yüzey koruma seçeneklerinden sizin için mükemmel motoru oluşturun.


AC motor nedir?

 
AC motor AC motor

Bu grup endüksiyon makineleri elektrik makinelerini de içermektedir. Elektrik makinelerinin çalışma prensibi; stator ve rotor arasında kalan hava boşluğundaki döner manyetik alana dayanır. Bu grup içerisinde en önemli ve en çok kullanılan makine sincap kafesli asenkron AC endüksiyon motorudur.

Karakteristik özellikleri:

  • Basit ve sağlam tasarım
  • Yüksek çalışma güvenilirliği
  • Düşük bakım ihtiyacı
  • Düşük fiyat

Elektrik tahrik teknolojisinde genelde kullanılan elektrik motorları:

  • Asenkron AC motorlar(sincap kafesli rotorlar, slip-ring rotorları, tork motorları)
  • Asenkron tek faz AC motorları
  • Asenkron ve senkron servo motorlar
  • DC motorlar

Frekans dönüştürücülü AC motorlar; hız kontrolünü daha iyi, daha basit ve daha az bakım ihtiyaçları ile sağlamaya başladığından beri DC motorlar ve slip-ringli AC motorlar git gide daha az tercih edilir oldu. Diğer tip AC asenkron motorların da tahrik teknolojisinde düşük bir önemi bulunuyor. Bu yüzden diğer tipler hakkında burada detaylı bilgi bulamayacaksınız.

Bir elektrik motorunu örneğin bir AC motoru bir redüktör ile birleştirdiğinizde redüktörlü motor elde edersiniz. Motorun elektrik prensibine bakılmaksızın; motorun mekanik tasarımı redüktör üzerine nasıl monte edileceğinde önemli rol oynamaktadır. SEW-EURODRIVE bu düşünce ile özel uyarlanmış motorlar kullanıyor.


AC motor nasıl çalışır?

Yapı

Rotor

Rotor sac paketinin oyuklarında enjekte edilmiş ya da yerleştirilmiş sargılar (alüminyum ve/veya bakır yapılmış)bulunur. Bu sargının iki bitimi de aynı malzemeden yapılmış halkalar ile kısa devre yapılır. Kısa devre halkalı çubuklar bir kafesi andırır. AC motorların ikinci kullanılan ismi buradan gelmektedir: “sincap kafesli motor”.

Stator

Sentetik reçine ile kapsüllenmiş sargı stator sac paketinin yarı kapalı oyuklarına yerleştirilir. Farklı kutup sayıları (hız) elde etmek için bobin sayısı ve genişliği değiştirilir. Motor gövdesi ile birlikte sac paket statoru oluşturur.

Kapaklar

Kapaklar çelik, gri dökme demir ya da alüminyum pres dökümden yapılır ve motorun içini dış A ve B tarafından kapatarak dış ortamdan ayırır. Statora geçişteki yapısal tasarım motorun koruma sınıfını (IP) belirler.

Rotor mili

Rotor tarafındaki sac paket çelik bir mil üzerine yerleştirilir. Milin iki sonu A ve B tarafındaki kapakların içine kadar yetişir. Çıkış mili A tarafından çıkacak şekilde yerleştirilir (redüktörlü motorlar için pinyon mil olarak tasarlanmıştır); B tarafına kendi soğutması için kullandığı fan ve kanatları ve/veya mekanik frenler ve enkoderler gibi tamamlayıcı sistemler yerleştirilir.

Gövde

Eüer güç aralığı düşük ile orta seviye arasında ise; motor gövdesi alüminyum pres dökümden üretilebilir. Yani bu güç seviyesinin üzerindeki tüm motorlar gri dökme demirden üretiliyor. Stator sarımının sonundaki klemens kutusu müşterideki elektrik bağlantısı için gövdede yer alır. Soğutma kanalları gövde yüzeyini genişletir ve çevreye (açığa çıkan)ısının atılmasını arttırır.

Soğutucu Fan ve Koruması

B tarafındaki mil çıkışında bulunan fan bir kapak ile kapatılmıştır. Bu kapak, dönme esnasında (rotor dönme yönüne bakmaksızın) oluşan havanın akışının gövdedeki kanal üzerinden olmasına yardımcı oluyor. Montaj pozisyonu dik ise; seçenek olarak sunulan ve tente görevi gören bir kaplama ile fan koruma kafesinden (küçük) parçaların düşmesi engelleniyor.

Rulmanlar ve Yataklar

A ve B tarafındaki kapaklarda bulunan rulmanlar dönen ve duran parçaların birbirine mekanik olarak bağlanmasını sağlar. Genellikle sabit bilyalı rulmanlar kullanılır. Silindirik makaralı yataklar nadiren kullanılır. Rulman büyüklüğü üzerine gelen kuvvet ve hıza bağlı olarak değişmektedir. Farklı tiplerdeki sızdırmazlık sistemleri rulman bakımını sağlayacak olan gerekli yağlamanın yapılmasını sağlar ve yağ ve/veya gres yağının dışarı çıkmasını engeller.



Çalışma Prensibi

Statorun simetrik, 3-fazlı sargı sistemi trifaze/3-fazlı şebekeye uygun voltaj ve frekans ile bağlıdır. Aynı genişlikteki sinüs akımları her bir sargı fazından geçmektedir. Her bir akım birbirine 120°lik zamanlar ile ayarlanmıştır. Fazlar da120°lik olarak ayarlanmıştır. Böylelikle stator bir manyetik alan oluşturur ve bu manyetik alan verilen gerilimin frekansı ile döner.

Bu döner manyetik alan ya da kısaca döner alan rotor sargısında ya da rotor çubuklarında elektrik gerilimine sebep olur. Sargı halka üzerinden kontaklandığı için kısa devre akımları geçer. Döner alan ile birlikte bu akımlar kuvvet oluşturur ve rotor radiusu üzerinde tork üretirler. Bu da rotor hızını döner alan yönünde ivmelendirir. Rotor dönme hızı artmasıyla rotorda oluşan gerilim frekansı düşer. Bunun sebebi döner alan hızı ile rotor hızı arasındaki farkın azalmasıdır.

Neticede oluşan gerilim azalmış olur ve düşük akımları rotor kafesine ulaşmasına ve beraberinde düşük kuvvet ve torklara sebep olur. Eğer rotor ve döner alan aynı hızla dönseydi; senkron bir dönme oluşur, hiçbir gerilim oluşmaz ve motor hiçbir tork üretemezdi. Rulmanlardaki yük ve sürtünme torkları döner alan ve rotor hızı arasındaki farklara götürür ve bu da ivme torkları ve yük torkları arasında dengeyi sağlar. Motor asenkron dönme gerçekleştirir.

Motordaki yüklenmeye bağlı olarak bu fark artar ya da azalır ama hiçbir zaman sıfır olmaz; çünkü sürtünme her zaman var olacaktır, boşta çalıştırdığınızda bile. Eğer yük torku motorda üretilen ivmelenme torkunu geçer ise motor izin verilmeyen bir duruma geçerek durur ve termik hasara yol açabilir.

Çalışması için gerkli olan döner alan hızı ve mekanik hız arasındaki bağıl hareket “s” harfi (“slip” kelimesinden gelir; motor kayması manasında) ile tanımlanır ve döner alan hızının yüzde değeri ile verilir. Düşük güçlü motorlar %10 ile %15 arasında “motor kaymasına” sahiptir. Yüksek güçlü AC motorlar yaklaşık %2 ile %5 arasında “motor kaymasına” sahiptir.


İşletme Performansı

AC motor; elektrik enerjisini gerilim besleme sisteminden alır ve onu mekanik enerjiye çevirir; hız ve tork. Eğer motor kayıplar olmadan çalışabilseydi; çıkış mekanik enerjisi Pout, giriş elektrik enerjisi Pin ile aynı olurdu.

Bir enerji dönüştürüldüğünde oluşan kayıplar kaçınılmaz olduğu gibi AC motorlarda da kayıplar olmaktadır: Akım geçen iletkendeki sıcaklık artışı nedeniyle oluşan bakır kayıpları PCu ve (kısa devre)çubuk kayıpları PZ. Sac paketinin şebeke frekansı ile yeniden mıknatıslanması sonucu oluşan sıcaklık nedeni ile Demir kayıpları PFe. Soğutma için kullanılan havadan oluşan hava kayıpları ve rulmanlardaki sürtünmeden kaynaklı sürtünme kayıpları PRb. Makine verimliliği giriş ve çıkış enerjisi arasındaki oran ile tanımlanır.


Verimliliğin önemi gün geçtikçe artıyor.

Geçtiğimiz yıllarda yasal mevzuatlara bağlı olarak yüksek verimlilikteki motorların kullanımlarına verilen dikkat arttı. Kuralların bulunduğu anlaşmalara ve teknik bilgi içeren dokümanlara enerji verimliliği sınıfları tanımları eklendi. Makine tarafından oluşan kayıpları azaltmak elektrik motoru tasarımı için şunları ifade ediyor:

  • Motor sargısında bakır kullanımının azaltılması( PCu)
  • Sac malzemesinin kalitesinin arttırılması (PFe)
  • Fan geometrik yapısının optimize edilmesi (PRb)
  • Enerji bakımından optimize edilmiş rulmanlar

Eğer tork ve akım hız üzerinden kaydedilirse AC motorun hız-tork karakteristiğini elde edersin. Motor stabil çalışma noktasına ulaşana kadar her açıldığında bu karakteristik eğilimi gösteriyor. Karakteristik eğilimi; kutup sayısından, yapının tasarımından ve rotor sarımının malzemesinden etkilenir. Bu karakteristik eğilimin bilgisi karşı torklar ile çalışan tahrik sistemlerinde büyük önem taşır(kaldırma düzenekleri,..gibi).

Makinenin karşı torku eğer ki çekme torkundan yüksekse rotor hızı “asılı kalıyor”.

Motor artık nominal çalışma noktasına ulaşamıyor ( stabil; güvenli operasyon noktası). Karşı tork, çalıştırma torkundan daha büyük olur ise motor durur. Eğer tahrik sistemi çalışırken aşırı yükleme olur ise (ağır yüklü konveyör,..gibi) artan yükleme ile hız düşer. Eğer karşı tork kırılma torkunu geçer ise motor “stop eder” ve hız çekme hızına hatta sıfıra kadar yavaşlayarak iner. Bütün bu senaryolar rotor ve statorda çok yüksek akımlara sebep olur; bu da ikisinin de çok hızlı bir şekilde ısınması demektir. Bu etken motorda geri dönüşü olmayan termik hasarlara yol açar ve eğer uygun koruma cihazları bulunmuyor ise yanmaya kadar gider.


Termik Sınıflar

İçerisinden akım geçen bir elektrik iletkeninde oluşan ısı bu iletkenin direncine ve iletkenin içerisinden geçen akımın büyüklüğüne bağlıdır. Çok sık açma(karşı torklu) ve kapama AC motor üzerinde çok büyük bir termik yüklenme oluşturur. Motorda izin verilen ısı çevresini saran soğutucu ortama( hava,..gibi) ve sargıdaki izolasyon malzemesinin termik direncine bağlıdır.

Motorlarda maksimum izin verilen yüksek ısılar, termik sınıflar( önceleri “izolasyon sınıfı” olarak tanımlı) içerisinde toplanmıştır (IEC 60034). Bir motor zarar almayacağı şekilde tasralandığı sıcaklık değerinde sürekli olarak çalışmaya dayanabilmelidir. Maksimum 40° C lik soğutma sıcaklığı olan bir durumda izin verilen maksimum yüksek sıcaklık H termik sınıfında 180(H)³= 125° C’dir.


Mevcut Çalışma Modları

  • En basit çalışma modu sabit bir tork ile yükleme operasyonudur. Bu sabit yükleme ile belirli bir süre sonunda motor termik olarak kararlı duruma gelir. Bu çalışma moduna sürekli çalışma S1 adı verilir.
  • Kısa süreli çalışma S2 modunda, motora belirli bir zaman aralığında(tB) sabit yükleme yapılır. Bu süre zarfında motor termik kararlı evresine geçmez. Bunu bir rölanti süresi takip eder; motor tekrardan soğutucu maddenin sıcaklığına ulaşana kadar.
  • Aralıklı çalışma S3 modunda, motora belirli bir zamanda(tB) sabit yükleme yapılır. Bu durumda ilk çalıştırmanın motorun ısınmasına etkisi olmaz. Bunu belirli bir rölanti zamanı takip eder (tSt). Görev döngüsü faktörü (cdf) bu operasyonda 60034-1 standardına göre; çalışma modu ile döngü süresinin oranına bağlıdır; örneğin 10 dakika.

Örnek: Çalışma modu S3/40% görülür; eğer motor dört dakika çalışmada ve altı dakika kapalı ise.


Çalıştırma frekansı ne kadardır?

İzin verilen başlatma frekansı; motorun bir saat içerisinde termik aşırı yükleme olmadan kaç kere çalıştırıldığını verir. Bağlı olduğu etkenler aşağıdaki gibidir:

  • İvmelendirilecek atalet momenti
  • Hız arttırma süresi
  • Ortam sıcaklığı
  • Döngü süresi faktörü

İzin verilen başlatma frekansı; aşağıdaki eylemler ile arttırılabilir:

  • Termik sınıfın arttırılması
  • Bir büyük motorun seçilmesi
  • Bir soğutucu fan eklenmesi
  • Redüktör tahvil oranlarının değiştirilmesi ve böylelikle atalet oranlarının değişmesi

Kutup değiştiren AC Motorlar nelerdir?

AC motorların farklı hızlarda çalışması kutup değişimi ile gerçekleşebilir. Statora daha fazla sargı yerleştirilerek ya da her bir sarımdan geçen akımın yönü terse değiştirilerek kutup sayısında değişim sağlanır. Çok kutup seçenekli motorlarda her kutup sayısının gücü aynı gövdedeki tek hızlı motorun gücünün yarısı kadardır.

Kutup değiştiren AC redüktörlü motorlar hareket tahrikinde kullanılır. Kutup sayısı az operasyonlarda hareket hızı yüksek olur. Pozisyonlama için düşük hızlı yüksek pol sayılı sarıma değiştirilir. Bu değişimde motor ataletinden dolayı motor en yüksek devir sayısına ulaşır. Bu faz esnasında AC motor jeneratör gibi çalışır ve yavaşlar. Kinetik enerji elektrik enerjisini dönüşür ve şebekeye geri döner. Bu operasyonun dezavantajı değişim esnasındaki yüksek tork adımıdır. Bu dezavantajın etkisi değişim esnasında alınacak önlemler ile azaltılabilir.

Uygun fiyatı ve güncel gelişimi ile inverter teknolojisi tek hızlı, frekansı kontrol edilebilen motorları kupu değişen motorlara göre birçok uygulamada daha cazip hale getirdi.


Tek fazlı motorlar

Tek fazlı motor uygulamanız için iyi bir seçim olacaktır; eğer uygulamanızın çalışması için başlatmada yüksek torka ihtiyacınız yok ise, tek fazlı bir şebekeye bağlı ise ve fazla güç uygulanmayacak ise(<= 2.2 kW). Tipik örnekler; vantilatörler, pompalar ve kompresörler. Burada iki adet temel tasarım farkı bulunuyor:

Bir yandan; klasik asenkron AC motor sadece faza ve nötr iletkene bağlıdır. Üçüncü faz bir kapazitör yardımı ile gerçekleştirilen faz kayması ile oluşturulur. Kapazitör; 120° değil sadece 90° faz sapma oluşturabildiğinden bu tip tek fazlı motorlar karşılaştırılabilir diğer AC motorların gücünün 2/3’ü kadar güç ile ölçülür.

Diğer yandan; tek fazlı bir motor yapabilmek sargıların teknik açıdan uygunluğuna bağlıdır. Üç fazlı sarım yerine iki fazlı sargı yerleştirilir; bunlardan biri ana faz ve diğeri yardımcı fazdır. Bobinler hacimsel olarak 90° olarak dengelenirken aynı zamanda bir kapazitör yardımı ile zamansal olarak da 90° akımlandırılıyor. Böylelikle döner alan oluşuyor. Ana faz ve yardımcı faz arasındaki akım oranları farkı normalde aynı büyüklükteki bir AC motorun 2/3 kadar performans göstermesini sağlıyor. Bir fazlı operasyonlar için tipik motorlar kondansatör motorları ve kapazitörü bulunmayan kutup gölgeli motorlar ya da marş motorları.

SEW EURODRIVE portfolyosu iki tip tek fazlı motor tasarımını da kapsamaktadır; DRK..motorları. İkisi de entegre edilmiş kapazitör ile tedarik edilir. Bu direkt klemens kutusunda olduğu için karıştırıcı etkenlerden kaçınılmıştır. Bir kapazitör ile 45-50% arası bir nominal tork ile çalışma başlatılır.


Tork Motorları

Tork motorları AC motorların sincap kafesli rotoru olan özel tasarımlarıdır. Tasarımlarında; 0 hızında iken kendilerine geri dönüşü olmayan termik hasarlar bırakmayacak kadar akım çekerler. Bu özellik açılan kapılar, nokta ayarlama ve pres makineleri gibi uygulamalara yardım eder; eğer bir pozisyona gelindiyse ve bu pozisyonun güvenli bir şekilde elektrik motoru tarafından bakımının yapılması gerekli ise.

Diğer bir kullanışlı çalışma modu karşı akım frenleme operasyonudur: Dışardan gelen bir yük rotorun, döner alanın dönme yönünün tersine dönmesine sebep olabilir. Döner alan devir sayısını azaltır ve sistemden şebekeye gidecek rejeneratif(kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren) enerji çeker- aynı mekanik bir frenleme olmadan döner frenleme gibi.

SEW EURODRIVE DRM.. ile 12-kutuplu tork motorlarını öneriyor. Bu motorlar boşta oluşan tork ile uzun ömürlü çalışma için termik açıdan tasarlanmıştır. SEW EUODRIVE tork motorları çok farklı taleplere ve hızlara cevap verecek çeşitliliktedir. Çalışma moduna göre üç sınıflandırılmış tork ile mevcuttur.

Patlamadan korumalı AC motorları

 
Patlamadan korumalı AC motorları Patlamadan korumalı AC motorları

Eğer patlama riski bulunan bir alanda elektrik motorları kullanıyor iseniz; (EU Direktifi 2014/34/EU; ATEX), belirli önleyici aksiyonlar alınmalıdır.

Hibrid motorlar: Bir motorda hem "asenkron" hem "senkron"

SEW EURODRIVE direkt olarak şebekeden beslenen ve senkron hız ihtiyacı olan uygulamalar için geniş yelpazeli LSPM motorlar sunuyor. LSPM, "Line Start Permanent Magnet" kısaltmasıdır. LSPM motor ekstra mıknatıslı bir AC asenkron motordur. Asenkron olarak çalışır, kendini operasyon frekansı ile senkronize eder ve o andan itibaren senkron olarak çalışmaya devam eder. Bu motor teknolojisi, tahrik teknolojisinde bir çok yeni ve esnek uygulamaya imkan vermektedir.

Bu kompakt hibrid motorlar, operasyon esnasında hiçbir rotor kaybına sebep olmaz ve yüksek verimlilikleri ile karakterize edilir. DR..J serisi LSPM teknolojisi ile birlikte aynı güçteki ve enerji verimliliği sınıfındaki seri ile karşılaştırıldığında iki kademe daha küçüktür.

Devamını oku

DALGIÇ POMPA ARIZALARI

Dalgıç pompa, işlenecek sıvı ya da ortamın içinde çalışan pompa çeşitlerinden birine verilen isimdir. Motor, pompa gövdesine bitişik olacak şekilde monte edilmiştir. Dalgıç pompa direkt sıvı ile temas halinde olduğundan motor birtakım teknik özelliklere göre donatılmıştır. Bu teknik özelliklerden biri su geçirmez muhafazasıdır. Ayrıca kısa devreye neden olabilecek herhangi bir sıvının içeri girmesini önleyecek ve hasara karşı koruyacak yağ ile doldurulmuştur. Dalgıç pompa yağı sayesinde sıvının içeri sızması önlenir ve olası tehlikelerin de büyük ölçüde önüne geçilmiş olur. Bağlantı yerleri hava ve su geçirmeyecek şekilde dizayn edilmiştir. Yapılan izole çalışması ile de sızdırmazlık özelliği kazandırılmıştır. Dalgıç pompaları bu kadar kullanışlı ve avantajlı yapan özelliklerden biri de dış etkenlere maruz kalmadan çalışacak şekilde tasarlanmış olmalarıdır diyebiliriz. Dalgıç pompa kullanım alanlarını şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Su temin edilmesi gereken alanlar
  • Sulama ve sprinkler sistemleri (yağmurlama sistemleri)
  • Yeraltı suyu seviye kontrolü ve tespiti çalışmaları
  • Isı pompası uygulamalarındaki temiz ya da az kirli suların basınçlandırılması
  • Süs havuzları ve fıskiyeler
  • Küçük çaplı keson ya da derin kuyular
  • Tüneller

Dalgıç pompa iç yapısı

Dalgıç pompa nasıl çalışır sorusunun yanıtı için dalgıç pompa çalışma prensibine bir göz atalım. İçme amaçlı ya da sulama için bir kuyu kullanıyorsanız zaten yüksek ihtimal bir dalgıç pompa kullanmış olursunuz. Dalgıç pompanın özelliklerinden biri tamamen daldırılmış halde çalışmak üzere tasarlanmış olmasıdır. Adının “dalgıç” olması da buradan geliyor. Bir tür santrifüj pompa diyebiliriz. Yanı sıra alt pompaelektrikli dalgıç pompa olarak da isimlendirmek mümkün. Mevcut kaynakların yetersiz olduğu durumlarda ya da yer altı sularının çıkarılması gerektiği zamanlarda çok önemli bir ekipmandır. Özellikle içme ve kullanma suları tedariğinde sorunsuz çalışmasının yanı sıra ekonomiktir. Sağlam ve uzun ömürlü bir yapısı vardır. Bahçe ve tarım alanlarının sulanmasında önemli bir paya sahiptir. Özelikle turistik şehirlerde, çok fazla turist akımının yaşandığı bölgelerde sağlam bir “güvencedir” çünkü su sorununun giderilmesinde büyük bir yardımcıdır. Genellikle derin kuyu ve tünellerde kullanıma uygun olan pompalar aynı zamanda sulama ve su temin işlemleri için de kullanılır. Dalgıç pompa çalıştırıldıktan sonra derin kuyularda su çekme işlemi gerçekleşebilir. Bunun için kuyunun tabanına, dibine kadar inilmesine gerek yoktur. Dipten 2 metre yüksek olacak şekilde monte işlemi yapılabilir. Sıcaklık derecesi yaklaşık 30 dereceye kadar olan akışkanlar için kullanılması gerekiyorsa, dalgıç pompa ona göre seçilmelidir. Örneğin havuz ya da su depolarında kullanılacak olan dalgıç pompalar için soğutma gömleği bulunması gerekebilir. Manometre önemli bir detaydır böylece dalgıç pompa çalışması izlenebilir. Akım ve voltajların izlenmesi için de birtakım cihazlara ihtiyaç vardır. Örneğin voltmetre ya da ampermetre cihazları gibi. Dalgıç pompalardaki sızdırmaz motor, pompa gövdesinde yer alan pervaneyi döndürür. Pervane döndüğü sırada, çark sıvıyı hızlandırır ve tahliye hattına doğru zorlar. Dalgıç pompalar havada çalışmazlar çünkü bu şekilde tasarımları yapılmamıştır. Tamamen suyun altında çalışacak şekilde tasarlanmıştır.

Dalgıç pompa arıza tespiti

Eğer kullandığınız dalgıç pompa, akışkan basma işlemlerinde yetersiz kalıyorsa bu duruma sebep olan birden fazla neden olabilir. Çıkış vanası kapalı olabilir ya da basma borusu hasar almış olabilir. Yanı sıra emiş ağzı bağlantısını oluşturan süzgeç de tıkanmış olabilir bunların hepsi dalgıç pompa arızasına yol açabilir. Eğer dalgıç pompa basma yüksekliği yetersiz ise bu durum, kuyu su seviyesinin düşük olduğunu gösterebilir. Dalgıç pompalar yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi dış etkenlere maruz kalmayacak şekilde tasarlanmıştır ancak olası bir kaçak durumuna karşı gereken ön güvenliğin ve önlemlerin de alınması gerekir. Dalgıç pompa arızaları ile devam edelim. Yukarıda saydıklarımızın yanı sıra, dalgıç pompa arızalarından birkaçını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

  • Pompa ya da çek valf tıkanmış olabilir. Bu durumda pompayı kuyudan çıkarıp onarımını yapmanız gerekir.
  • Pompa çok düşük devirde çalışıyor olması muhtemeldir. Düşük voltaj ya da dengesizlik olup olmasını kontrol etmeniz gerekebilir.
  • Tesisatta kaçak olmuş olabilir. Her bakımdan iyi bir inceleme gerektirir.
  • Mil ya da kaplin kırılmış olabilir. Pompayı kuyudan çıkarıp kontrol edin ya da gerekiyorsa mili ya da kaplini yenileyin.
  • Basınç şalteri arızalı olabilir ya da ayarları yanlış olabilir.
  • Pompa çarkları tıkanmış olabilir bu durumda pompayı kuyudan çıkarıp kontrol etmeniz önerilir.
  • Eğer termik koruma sistemi devreye giriyorsa bu durumda emiş süzgeci, pompa elemanları ya da çek valfi temizlemeniz gerekebilir çünkü pompa bloke halde olabilir.
  • Eğer pompa gürültülü çalışıyorsa ve bu olağandışı bir duruma işaret ediyorsa bu durumda pompa elemanlarının tıkanmış olma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.
Devamını oku

HİDROFOR NE İŞE YARAR ?

Hidrofor, şehir şebekesinin yetersiz kaldığı durumlarda, yüksek binalarda ya da su kesintisine karşı su deposu bulunan binalarda kullanıcıya suyun konforlu bir şekilde ulaştırılmasını sağlayan pompa ve kontrol ekipmanlarından oluşan bir sistemdir.

Pompa Dışında Hidroforu Oluşturan Yardımcı Ekipmanlar;

  • Denge tankı (genleşme tankı) ve bağlantı fleksi
  • Seviye Flatörü
  • Elektronik kontrol paneli
  • Basınç şalteri
  • Manometre
  • Küresel vana
  • Çekvalf
  • Birden fazla pompa için emiş ve basma kollektörü
Devamını oku

TRAFO ÇEŞİTLERİ

Trafo Nedir? Trafo Ne İşe Yarar?

Trafo nedir kısaca tanımlayarak başlayalım yazımıza. Trafonun tam adı transformatördür. Elektrik enerjisinin niceliklerini dönüştürmeye yarar. Elektriksel bir devre elemanına verilen isimdir aynı zamanda. İngilizce bir terim olan “transformer” kelimesinden günümüze trafo olarak evrilmiştir. Transformer kelimesinin Türkçe anlamı “dönüştürücü”dür. İsminden de anlaşılacağı üzere trafolar elektrik enerjisinin niceliklerini istenilen değere dönüştürmeye yarar. Trafolar gerilim seviyesini frekans değiştirmeden manyetik indüksiyon yolu ile dönüştürmek için kullanılan devre elemanlarıdır. Hareketli bir parçası bulunmaz; bir çeşit elektrik makinesidir diyebiliriz.

Transformatör Ne İşe Yarar?

Trafo ne işe yarar sorusunun yanıtı ile devam edelim. Trafolar genellikle enerji iletiminde ve dağıtımından kullanılan makinalardır. Elektrik enerjisinin santrallerden kullanım alanına iletimi esnasında hatlarda güç kaybının yanı sıra gerilim düşüşleri de görülebilir. Bu durumu en aza indirebilmek için gücün sabit tutulması ancak gerilimin yükseltilmesi gerekir. Yani bu durum aslında akımın düşürülmesi anlamına gelir. Akımın düşürülmesiyle hatlarda kullanılan iletkenlerin kesitleri de küçülmüş olur. Bu küçülme sayesinde kayıplar azalır ve iletken maliyeti de otomatik olarak düşmüş olur. Trafonun kullanım amaçlarından biri voltaj ya da akımı indirmek ya da yükseltmek içindir.

Trafo Çalışma Prensibi Nedir?

Trafolar ince ve silisli saclardan oluşan kapalı bir manyetik gövdeye sahiptir. Bu manyetik gövdenin üzerine sarılan yalıtılmış iletken sargılardan meydana gelir. Trafolarda iki saygı vardır; birincil saygı ve ikincil sargıdır. Bu sargıların bir diğer adı primer ve sekonderdir. Primer ile sekonder sargıların elektriksel bir bağlantısı mevcut değildir. Trafolar halk arasında bilinenin tam tersine elektrik enerjisi üretmezler ya da aynı şekilde elektrik enerjisinin tüketimi de söz konusu değildir. İdeal bir trafo, elektrik enerjisini bir kayıp olmaksızın ikincil sargısına taşıyabilme kapasitesine sahip olmalıdır. Ancak kimi zaman sargı iletkenlerinin elektriğe olan direncinden sebep küçük bir miktar güç trafo içerisinde kaybedilebilir. Ancak sözüne ettiğimiz gibi burada amaç tüm bu kayıpları en aza indirgemektir.

Trafo Çeşitleri Nelerdir?

Trafo çeşitleri, kullanım alanlarına bağlı olarak değişir. Birçok çeşit trafo vardır. Trafo çeşitlerinden en sık kullanılanlarından birkaçı; kuru tip ve yağlı tip trafolar, akım trafoları, izolasyon trafoları, oto-trafolar, iç ihtiyaç gerilim trafoları. Daha çok çeşitte trafo tipi mevcuttur.

  • Kuru tip ve yağlı tip trafolar

Kuru tip trafolarda yalıtım hava ile sağlanır. Hava iyi bir yalıtkan olmasına rağmen bazı koşullarda elektrik akımına olan direnci çok yüksek olmayabilir. Kuru tip trafolarda yalıtımın yeterli olması ve daha iyi olması için sargılar arasındaki mesafe attırılır. Mesafe arttıkça maliyet de doğru oranda artacaktır. Bu gibi durumlarda yalıtkan olarak hava yerine yağ tercih edilebilir. Yağlı tip trafolar, kuru tip trafoların aksine atmosfere kapalıdır ve sargıların konumu yağın içindedir. Yağ, iyi bir yalıtkandır ve trafonun içerisinde ark oluşma ihtimalini en aza indirger. Böylece saygıların uzak konumlanmasına gerek kalmaz ve dolaylı olarak maliyet düşer. Yağlı tip trafoların en büyük dezavantajlarından biri yanabilir olmasıdır. Ayrıca patlama riski de taşır. Trafo patlamaları genellikle bu sebepten kaynaklanabilir.

  • Akım trafoları

Akım trafoları daha çok enerji kullanımının ölçümünde ve devre koruma sistemlerinde sıkça kullanılır. Akım trafoları, akım dönüştürme oranı ile bilinirler. Devre üzerinde akan bir akımın ölçümlenmesi isteniyorsa akım trafoları kullanılır. Cihaz, okuduğu akım ile dönüştürme oranını çarpar ve böylece devre üzerinden akan akım hesabı yapılır.

  • İzolasyon trafoları

İzolasyon trafolarında herhangi bir dönüşüm oranı bulunmaz. İzolasyon trafosunun amacı elektrik devresinin iletken kullanmaya gerek olmadan bağlantısını sağlamaktır bu sayede trafonun bir bölümünde arıza durumu söz konusu olursa, devrenin diğer tarafı izole edilmiş olur. Burada amaç kısa devre akımlarının devrenin diğer tarafına etki etmemesidir.

  • Oto-trafolar

Trafo çeşitlerinden sık kullanılanlarından biri oto trafolardır. Oto trafolar, primer ve sekonder gerilimlerin aynı sargı üzerinde bulunduğu trafo tiplerindendir. Tek sargılı bir yapıya sahiptirler ve kullanılan malzemeden tasarruf sağlarlar. Oto-trafolarda birtakım kısa devre akımları görülebilir.

  • İç ihtiyaç gerilim trafoları

Bu tip trafolar genellikle elektrik dağıtım merkezlerinde kullanılır. Bu merkezlerin içerisinde dağıtım trafosu bulunmaz bu nedenle iç ihtiyaç gerilim trafosuna gereksinim duyarlar. İç ihtiyaç gerilim trafosunun amacı dağıtım merkezi içerisinden ihtiyaç duyulan elektrik enerjisini karşılamaktır.

In ac consectetur justo. Morbi iaculis neque neque, eget egestas urna mattis eu. Nulla scelerisque ante risus, in lacinia erat ornare eget. Nullam vitae pretium quam. Interdum et malesuada fames ac ante ipsum primis in faucibus. Curabitur sit amet dictum urna, eget commodo enim. Curabitur sit amet tempus turpis. In hac habitasse platea dictumst. Nam ultricies lacus a eros maximus ultrices. Nulla eget lacus pulvinar elit egestas lobortis aliquet ac lacus. In nisi orci, ullamcorper eget mauris sit amet, semper hendrerit tellus. Nullam tellus sapien, semper in nisi ut, maximus porta nisl. Nullam ultrices lacus tellus, nec accumsan mi facilisis et. Sed semper, augue a dictum ultricies, ipsum nibh viverra eros, at molestie dolor turpis sit amet purus. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit.

Devamını oku

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.